top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıLamia Tontu Sarıpınarlı

ÖĞRENCİLERİN BAŞARISINDA BEYİN HARİTALARININ SİHRİ

İnanılmaz bir hızla değişen gelişen bir dünyada yaşıyoruz. Öyle ki, bu hızda bir değişim insanlık tarihi boyunca görülmemiş olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu dönemde bilgi çok değerli ve ona sahip olmak da bir ayrıcalıktır. Uzmanlar bilginin artış hızının üstel hızda olduğunu söylemektedir. Bu hızlı bilgi artışını yaşadığımız bu dönemde öğrenciler için işler biraz daha zor olsa gerek.

Neyse ki, yaşadığımız çağda bilgiye ulaşma hızı oldukça yeterli düzeyde. Kişi öğrenmek istediği her bilgiye rahatlıkla ulaşabilir. İnternette çeşitli medya kanallarında yayınlanan videolar sayesinde istediği hocadan istediği dersi dinleyebilir. Yeni araştırmalara hızla ulaşıp içeriklerini okuyabilir. Her şey parmaklarının ucunda, bir bilgisayar ekranında hızla bulunabilir. Ancak bilgiye rahatça ulaşabiliyor olmak, ulaşılabildiği hızda öğrenmek anlamına gelmiyor.

Özellikle söz konusu olan bir sınavsa sadece bilginin varlığından haberdar olmak yeterli değil. Onu kendi kelimelerimizle anlatabilir olmalıyız. %80-90 yeterli değil %100 ünü bilmeliyiz. Sadece bir kez okumak yeterli değil. Belki defalarca okumalı, geniş zamana yayarak bilgiyle sistematik olarak karşılaşmalı, üzerine düşünmeli. Ezber değil… Gerçekten öğrenmekten bahsediyorum. Çünkü bu bilgi, sınavlarda güç kazandıracak. Hedefe yürümeye yardımcı olacak.

Tek bir ders olsa belki daha kolay olurdu ama birçok dersten sorumlu öğrenciler. Matematiği var, Fiziği var, Coğrafyası, Türkçesi, Biyolojisi, Felsefesi var. Tekrar yapmak ve bilgiyi kendi bilgisi durumuna getirmek için çok zamana ihtiyaç var.

Peki, ne yapmalı, performansı ve daha kısa sürede öğrenilen bilgi miktarını nasıl arttırmalı? Bunun için en iyi yol “Beyin Haritaları” .

Beyin Haritaları, “Öğrenmek için düşünmek” den bahsediyor. Üzerinde düşünülmemiş bir bilginin bir kulaktan girip diğerinden çıktığı, beyin tarafından gerektiği gibi işlenemediği, yaratıcı değerlendirme süreçlerinden geçemediği ve bu yüzden ezberlendikten kısa bir süre sonra unutulduğunu, bu sorunu çözmek için yapılması gerekenin "Beyin Haritaları" tekniği ile çalışmak olduğunu söylüyor.

Öyleyse kısa sürede öğrenilen bilgi miktarını maksimum düzeye çıkarmak için kullanılması gereken bu tekniği beraber inceleyelim.

DÜŞÜNME!

Evet! Beyin Haritaları düşünme seansları ile farkında olmamızı sağlıyor. Öğrenci, düşünme sırasında beynin sadece analitik kısmını kullanmak yerine, kendi zihin kütüphanesine başvuruyor ve duygusal öğrenme merkezlerinin harekete geçmesine olanak tanırsa, hedeflenen öğrenme durumuna ulaşıyor. Beyin, bitmez tükenmez bir yaratma kapasitesine sahip.

HATIRLAMA!

Bloom’a göre, insan öğrenebilme ile ilgili zihinsel donanımlarla doğar ve limitsiz bir öğrenme kapasitesi vardır. Bilişsel alan beş basamaktan oluşur ve en alt basamağında “hatırlama” vardır. Öğrenilen bilginin kavranması, analiz edilmesi, sentezlenmesi, uygulanması için önce bilgiyi hatırlamak yani hafızada tutabilmek gerekir. Bilgi, hafızada tutulabildiği oranda anlaşılır.

SAĞ SOL YARIMKÜRELER

Beynin en üst kısmını oluşturan korteks, yatay olarak farklı iki yarım küreden ya da lobdan oluşmaktadır. Beynin sağ ve sol tarafının farklılığını anlamak, beynin sağ tarafının geliştirilmesi ve aktif hale getirilmesi için atılan ilk adımdır. Duyar, “Çoğumuzda beynin sağ yarım küresi geliştirilmemiş ve potansiyeli atıl kalmıştır. Beyin haritalama tekniği, beynin sağ yarım küresini öğrenme sürecine dahil eden ve bu sayede öğrenme oranını arttıran, sistematik tekrara olanak sağlayan bir çalışmadır.” der.

Eğitimde yenilikçi yaklaşımları gerektiren bu dönemde, beyin haritaları, 1980’li yıllardan itibaren eğitime destek olarak kullanılmaktadır. Beynin sağ yarım küre fonksiyonlarını da öğrenmeye dâhil eden yöntem, bilgiler arasındaki ilişkileri kurmakta ve yaratıcı düşünme becerilerini kullanmakta öğrenme sürecine destek vermektedir. Davis , beyin haritaları hakkında görüşlerini şöyle anlatmaktadır, “Son yıllarda, akademisyenler ve eğitimciler bir dizi eğitimle ilgili yazılım harita araçlarını kullanıyorlar. Bu araçlar öğrencilere kritik ve analitik beceriler vermek, öğrencileri etkinleştirmek, kavramlar arasında ilişkileri görmek ve aynı zamanda bir değerlendirme yöntemi olarak kullanılır. Bu araçların ortak özelliği, diyagramatik ilişkileri tek tek yazarak kullanmanın, resimlerin ve tasarlanmış diagramların, konuşmak ve uzun cümleler yazmaktan daha etkili ve daha net bir yol olduğudur. Resimler kelimelerin, semboller de karmaşık yazıların daha kolay anlaşılmasını sağlar.

BÜYÜK RESİM

Büyük resmi görmek, büyük resmi oluşturan parçaların tek tek o resmin içinde değerlendirilmesini, o resimle ilişkilendirilmesini ve işlenmesini sağlamaktadır. Beyin haritalarında kullanılan çağrışım tekniği öznel öğrenmeyi destekleyerek öğrencinin, öğrenme sürecine aktif katılımını sağlar ve bilgiyi hızla anlamlandırmayı mümkün kılar. Bunun nedeni bireyin öğrenirken kendi bilgi kütüphanesinden faydalanmasıdır. Haritayı şekillendiren, bireyin kendi bilgi ve deneyimlerine dayalı kendine özel dünyasıdır. Kişinin beyninde oluşan çağrışımlar, inançlarına ve sonuç olarak mevcut bilgilerine dayandığından akılcıdır.

ANLAMLI ÖĞRENME VE BEYİN HARİTALARI

Hay, Kinchin ve Lygo-Baker, makalesinde öğrenmeyi üçe ayırmıştır: “olamayan öğrenme”, “alışılmış öğrenme” ve “anlamlı öğrenme”.

Kolb ve Fry ise 1992 yılında oluşturdukları kontrol gruplarının haritalama yöntemleri üzerinde yaptıkları ölçülebilir incelemeleri göz önüne almış ve buna göre “olamayan öğrenmeyi” gözlemledikleri kişilerde yeni bir bilgi verilmeden önceki bilgileriyle, yeni verilen bilgi sonrası herhangi bir değişim olmadığını görmüşlerdir.

“Alışılmış öğrenme” de öğrencinin yeni bilgiyi aldığı, öğrendiği ancak eski bilgiyle bir bağlantı kurmadığı, bütünleştirmediği anlaşılmıştır.

“Anlamlı öğrenme” ise öğrencinin eski bilgisiyle yenisini bütünleştirdiği ve yeni bakış açıları ortaya koyduğu gözlenmiştir. Hay ve arkadaşları, makalesinde anlamlı öğrenmenin olabilmesi için mutlaka öğretme biçimleri içerisinde haritalama yöntemlerinin olması gerektiğini savunmaktadır.

Davis’e göre haritalama, bilgiyi daha kullanışlı hale getirmektedir ve daha kullanışlı hale gelmiş bir bilgi daha çabuk ilerlemeye neden olur.

Bu bilgiler ışığında diyebilirim ki “beyin haritaları” kullanmadan ders çalışmak boşa ve faydasız zaman harcamak gibi. Sonuç olarak ben de, bilgiyi organize etmeme ve daha sonra hatırlamama yarayan böylesi mükemmel bir tekniği, yani “beyin haritaları”nı programıma dahil etmenin, bu programı daha da güçlü ve etkin hale getirmek açısından son derece etkili olacağını düşünüyorum...


LAMİA TONTU




KAYNAKÇA

Caine, R. (2002). Beyin temelli öğrenme. (G. Ülgen, Çev.) Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.

Caine, R. C. (1990). Understanding a brain-based approach to learning and teaching. Bloom

Duyar, M. (1996). Fotografik hafıza teknikleri. Ankara: Yeni Stratejiler Eğitim Hizmetleri Ltd.Şti

Davis, M. (2010). Concept mapping, mind mapping and argument mapping: What are the differences and do they matter? . Business Media. 1 (62) doi:10.1007/s.10734-010- 9387-6.

Hay,D., , I. & Lygo-Baker, S. (2008). Making learning visible: The role of concept mapping in higher education. Studies in Higher Education, 33(3), s:295-311

Kolb, D. &. (1975). Towards an applied theory of experiential learning. (C. Cooper, Dü.) Theories of group processes.

Sarıpınarlı, F. L. (2018). STEAM Döngüsü Kapsamına Beyin Haritalarının Entegre Edilmesi . Journal of STEAM Education , 1 (2) , 50-78 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/steam/issue/42077/448711


28 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


bottom of page